Kitap ilk cümlesinden itibaren sizi kendisine o kadar sağlam bağlıyor ki, okumaya mola verdiğinizde kitabı başucunuza iliştirirken farkında olmadan okuduğunuz sayfa sayısına hayret edebiliyorsunuz. “Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?” Müştak Serhazin’in hazin dolu yaşamına yolculuğumuz bu şekilde başlıyor. Yirmi bir yıl önce kendisini terk eden sevgilisi Nüzhet’in telefonuyla bir anda yaşamı bambaşka bir hal alıyor tarih profesörü Müştak’ın. Kitap boyunca kahramanımızın iç dünyasına öyle tanıklık ediyoruz ki bir zaman sonra biz de Müştak Serhazin olup çıkıyoruz. “Psikojenik füg” hastası Müştak hayatının belli dönemlerinde bu hastalığın sebep verdiği krizlere yakalanabiliyor. Bu kriz esnasında hiçbir şey hatırlamıyor. Belki normal yaşantısına devam ediyor, çıkıp gezip dolaşabiliyor, yemek yeyip insanlarla muhabbet edebiliyor a...
Comments
Post a Comment